18 Ocak 2011 Salı
İNTERNETİN ÇOCUK GELİŞİMİNDE ETKİSİ
17 Ocak 2011 Pazartesi
UTANMA
16 Ocak 2011 Pazar
ÇOCUK İHMAL ve İSTİSMARININ ÖNLENMESİ• Çocuk bakımı ve karar alma konusunda eşit dağılımın yaşanmadığı ailelerde çocuğa karşı şiddet oranı yüksektir. • Ayrıca, büyük ölçüde ailenin yaşadığı sıkıntılar ve ani değişmelerle çocuğa karşı şiddet arasında bir ilişki kurulmaktadır. • Sağlık, ekonomik ve sosyal olanakların elde edilebilirliği ile şiddet arasındaki ilişkiye göre ise, şiddetin yaşandığı ailelerin daha az oranda toplumsal organizasyonlara katıldığı görülmüştür. Türkiye’de yapılan çalışmalar ise “özellikle geleneksel aile yapılarında, konuşarak ikna etme yerine fiziksel cezalandırma yöntemlerinin sıklıkla kullanıldığını göstermektedir”
- Fiziksel: Bir erişkinin itaati sağlama, cezalandırma ya da öfke boşaltma amacı ile elle ve/veya aletle çocuğun vücudunun herhangi bir yerine iz bırakacak şekilde şiddet uygulayarak çocuğa bir zarar verilmesidir. Bu dövülme, yanma, ısırılma vb. yollarla olabilir. Sadece dayak değil, çocuğu yaralayan, vücudunda iz bırakan, kaza dışındaki her türlü eylem “Fiziksel İstismardır”.
- Cinsel: Çocuğun kendisinden en az 4 yaş büyük bir kişi tarafından cinsel haz amacı ile zorla ya da ikna edilerek cinsel etkileşime maruz bırakılmasıdır. Çocuğun rızası olsun olmasın ırzına geçilmesi, cinsel organlarının ellenmesi, müstehcen sözlere maruz bırakılması, yetişkinin cinsel organlarını okşamaya yöneltilmesi veya zorlanması, çocuğun pornografide ya da fuhuşta kullanılması, çocuğa pornografik materyal izlettirilmesi, teşhircilik vb. gibi davranışlara maruz bırakılması “Cinsel İstismardır”.
- Duygusal: Çocuğun içgörüsünü ya da duygusal bütünlüğünü bozan her türlü eylem ya da eylemsizliktir. Reddetme, yalnız bırakma, aşırı koruma, aşırı hoşgörü, baskı, sevgiden ve uyarandan yoksun bırakma, sürekli eleştiri, aşağılama, tehdit, korkutma, yıldırma, suça yöneltme, suçlama, yok sayma, çocuğun yaşına ve özelliklerine uygun olmayan beklentiler içinde olma, çocuğu aile içi uyuşmazlıklarda taraf tutmaya zorlama, aile içi şiddete tanık etme vb. davranışlar “Duygusal İstismardır”.
- Ekonomik: Çocuğun gelişimini engelleyici, haklarını ihlal edici işlerde ya da düşük ücretli iş gücü olarak çalışması veya çalıştırılması “Ekonomik İstismardır”.
- Çocuk İhmali: Çocuğun beslenme, barınma, giyim, hijyen, oyun, eğitim, güvenlik ve sağlık hizmetini sağlama görevinin reddedilmesi ya da yerine getirilmemesidir. Fiziksel ya da duygusal sağlığa bilinçli ve isteyerek zarar verildiği taktirde “AKTİF” (buluntu bebeklerde olduğu gibi); bilgisizlik, olanaksızlık, umursamazlık gibi nedenlerle oluşursa “PASİF” çocuk ihmalinden söz edilir.
- Çocuğa karşı şiddetin yaşandığı ailelerde karı – koca çatışması, tatminsiz evlilik gibi özellikler bulunmuş ve aile içinde genellikle sözlü denebilecek bir şiddetin yaşandığı görülmüştür.
- Ebeveynlerden birinin üvey olması durumunda çocuğun şiddetle karşılaşma olasılığı fazladır.
- Çocuk bakımı ve karar alma konusunda eşit dağılımın yaşanmadığı ailelerde çocuğa karşı şiddet oranı yüksektir.
- Ayrıca, büyük ölçüde ailenin yaşadığı sıkıntılar ve ani değişmelerle çocuğa karşı şiddet arasında bir ilişki kurulmaktadır.
- Sağlık, ekonomik ve sosyal olanakların elde edilebilirliği ile şiddet arasındaki ilişkiye göre ise, şiddetin yaşandığı ailelerin daha az oranda toplumsal organizasyonlara katıldığı görülmüştür.
- Cinsellik veya seks konularına anormal ilgi gösterme veya tamamen ilgisiz kalma.
- Uyku sorunları veya kabus görme.
- Depresyon veya aile fertlerinden/arkadaşlarından uzaklaşma.
- Vücutlarının kirli olduğu veya cinsel organları bölgesinde bir sorun olduğu gibi düşüncelere sahip olma.
- Okula gitmeyi istememe.
- Normalin dışında yaramazlık yapma / söz dinlememe.
- Yaptığı çizimlerde, oynadığı oyunlarda cinsel tacizi andıran resimler/oyunlar.
- Anormal bir şekilde agresif olma.
15 Ocak 2011 Cumartesi
OKUMA ve YAZMA
ÇOCUK İSTİSMARİ NEDİR ??
Çocuk istismarı fiziksel ya da psikolojik olarak bir çocuğa bir yetişkin tarafından kötü davranılmasıdır. Ayrıca çocuklara kötü davranmak veya çocuk istismarı ve ihmali ile de çoğu zaman eş anlamı taşır. Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını şöyle tanımlar: "Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir."
Bu istismar ve ihmalin açıklanması konusunda bir çok ülke yönetimi kendi yasal tanımlarını yapmıştır; ve nelerin çocuklara kötü davranma olarak tanınması kendi yasa ve ceza kanunlarına değindir. 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe giren Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre; "Ulusal yasalarca daha genç bir yaşta reşit sayılma hariç, 18 yaşın altındaki her insan çocuk sayılır".
Cinsel istismara maruz kalan çocukların yaşa göre dağılımları incelendiğinde; %30'unun 2-5, %40'ının 6-10, %30'unun 11 - 17 yaş grubunda olduğunu görülmekte. Bir başka deyişle olguların %70'ini küçük yaş grubu oluşturmaktadır. İstismara maruz kalan çocuklarda kız/erkek oranı 3'tür. Yurt içi yayınlarda ise kız/erkek oranı birbirine yakın bulunmuştur. İstismarcıların %96'sı erkek, %80'i de çocuğun tanıdığı birisidir.
Konu başlıkları |
Diğer ülkelerde çocuk istismarı'na karşı tutum
Amerika Birleşik Devletleri'nde; Federal yönetim çocuk istismarı ve ihmalini bir tutar; 2005 kanunlarına göre de detaylı bir açıklaması bulunur. Bunun yanı sıra herhangi bir fiziksel istismar; yasalara göre suçtur.
Amerika gibi; Avustralya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde de çocuklar için yardım kurumları bulunmaktadır ve bu kurumlara ulaşım olanırlığı öğrencilik hayatları başlamasıyla çocuklara öğretilir. Bu kurumlar çocukların bildirmeleri veyahutta herhangi bir kişiden aldıkları ihbar doğrultusunda çocukları koruma altına alırlar; çocuk da reşit yaşına gelinceye dek eski ailesinden maddi hali uygun ise tazminat alır.
Türkiye'deki çocuk istismarı'na karşı tutum
Türkiye'de çocuk istismarına ceza söz konusu olmasına rağmen; ihmali bir suç teşkil etmez. Bu vesile ile bir çok medeni toplumda olduğu gibi suç işleyen küçük çocuğun ailesi veyahutta ebeveynleri suçlu sayılmazlar. Bunun yanı sıra; aileleri ve eğitim hayatları süresince kendilerine karşı işlenen istismarlar karşılıksız kalır. Aşırı istismara uğrayan çocuklar için aile bireyleri; istismarı işleyen aile reisi hakkında vasi tayini davası açabilir; veyahutta yerel emniyet kontrolünde çocuk yeni bir aileye teslim edilinceye dek korunulur. Dünya'da çocuk istismarı %1 ila %10 arasında değişirken; Türkiye'de bu rakam %10 ila %53 arasındadır.
Ancak; yasalarımız Dünya standartlarının oldukça altındadır. Türk Ceza Kanunu'nun 414. maddesine göre, 15 yaşından küçük bir çocuğa zor kullanarak, tehditle tecavüz edilmesi 10 seneden az hapis cezası verilemeyeceğini iletir; fakat bunları yapmadan tecavüz edilirse beş seneden az hapis cezası verilemeyeceğini bildirmektedir.
Çocuk istismarı türleri
Fiziksel istismar
Fiziksel istismar çocuğun fiziksel zarar görmesiyle ortaya çıkar. Genelde ebeveynden zarar gören çocuğun tıbbı yardıma geç başvurulması ve eski yaraların çokluğu ile anlaşılabilir. Fiziksel istismarın yinelenme oranı %20'dir.
Cinsel istismar
Çocukların cinsel yollarla istismar edilmesidir. İntihar girişimi, okuldan kaçma, antisosyal davranış bozuklukları en önemli belirtilerdir.
Duygusal istismar
Çocuğun psikolojik olarak sözel yolla istismar edilmesidir.Azarlama,hakaretetme,küçümseme, tehdit etme,suçlama,çocuğa küsme,yokmuş gibi davranma,çocukla alay etme duygusal istismarlardan bazılarıdır.İstismar tiplerinden biri tek başına olabileceği gibi birden fazlası aynı çocukta var olabilir.Özellikle duygusal istismar hemen hemen her zaman diğer istismar tipleriyle beraberdir.
Bilerek zarar verme
Tipik olarak anneler sorumludur. Anne ya da babanın çocuğa bilerek isteyerek zarar vermesidir. Bu davranıştan sonra genellikle tıbbı yardım alırlar.
Çocuk istismarını önleme
Nedenleri
- İstismarın yaşayan çocuğun ailesinin çatışması, mutsuz evliliği ve sözlü bir şiddetin mevcut olması.
- Üvey anne ya da baba
- Aİle içerisinde eşit karar alma dağılımının olmaması
- Aİlenin yaşadığı ekonomiksel ve ani değişmeler etrafında doğan sıkıntılar.
- Ailelerin toplumsal organizasyonlara karşı kayıtsız kalması.
- Geleneksel aile yapısı ve fiziksel cezalandırmalar.
Yöntemler
Çocuk istismarını önleme yöntemi başlıca üç başlık altında toplanabilir.
- İlk yöntem, topluma değin geniş bir yaptırıma geçmektir. Bu aktiviteler gelecekte çocuklarına istismar ve ihmalede bulunacak aileleri değiştirmeye değindir. Bu seviyede; halk eğitim aktiviteleri, toplumda aile eğitim sınıfları, ve aile destek programları altında toplanabilir. İlk seviyedeki yöntemin etkisini ölçmek zordur, lakin bir şeyi daha varolmadan önce engellemeye çalışırsınız ve etkisi belirsizdir.
- İkinci yöntem; daha önceden çocuklarına karşı istismar ve ihmalde bulunmuş ailelere, genç ailelere, çocuklarına ilgi gereken ailelere, çocuk sahibi olan şahıslara (annesiz ya da babasız), ve düşük gelirli ailelere değindir. İkinci yöntem aile ve çocuk eğitimine değin yüksek riskteki aileleri eğitmeyi öngörür, ve çocuklarının özürlü veyahutta üvey evlat olmalarını gözardı eder.
- Üçüncü yöntem ise resmi olarak ve devamlı bir şekilde çocuklarına karşı şiddet ve ihmal uygulayan ailelere değindir. Bu ailelerin daha önceden engellenmeleri yasalar ve mahkemeler doğrultusunda engellenmeleri öngörülmüştür..
Çocuklar neden yaşadıklarından bahsetmezler
- Kendilerinden inanılmayacağını düşünürler.
- Başlarının belaya gireceğinden korkarlar.
- İstismarcının tehdidinden korkarlar.
- İstismarcıyı korumak isteyebilirler, istismarcıyı sevebilir ama yaptıklarını sevmezler.
- Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler.
- Cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler.
- Arkadaşları tarafından dışlanacağından korkabilirler.
- Homoseksüel olarak adlandırılabileceklerinden korkabilirler.
- Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.
- Gammaz olarak adlandırılmak istemezler.
- İyi çocukların cinsellikle ilgili sözcükleri kullanmamaları gerektiği söylenmiş olabilir.




